28 Ekim 2009
14 Ekim 2009
12 Ağustos 2009
11 Ağustos 2009
05 Ağustos 2009
13 Temmuz 2009
Biraz da Bahçeye çıkalım....

Babamın küçük organik tarlasının önünde poz veriyorum. Bu tarla aslında küçük bir oda büyüklüğünde ama içinde neler neler var söylesem inanmazsınız.
Mısır, domates, biber, kabak, ayçiçeği, fesleğen ve salatalık aklıma gelenler.
Biraz yan tarafta ise karpuzlarımız var. Geçen sene tadını beğendiğimiz bir karpuzun çekirdeklerini bir kenara ayırmıştık. Komşular hibrit- mibrittir onlardan çıkmaz deseler de yılmadık... Yanda gördüğünüz tombiş karpuz yavrusu /ve kareye girmemiş olan arkadaşları- umudun eserleridir efeeeem :)
Dumuş'un kızı Aslan ile, annesi ile çekildiğimiz pozun aynısı....
06 Temmuz 2009
Erdek'i Sevdik...
İzmir'de normalde Haziran ayı sonu ile beraber çiçeklerini döken mürver ağaçları burada hala çiçek çiçeğe ve mis kokuluydu. Bir dükkan sahibi güzelim ağacı kesmek - budamak yerine güneşliğini kesip ağacı kurtardığı için Erdek annemin kalbinde ayrıca özel bir yere sahip oldu. Annem hem ağaçları hem de ayrıca mürverleri çok sever...
Ağaç deyince merkezdeki koca çınarları da anmamak olmaz.
01 Temmuz 2009
Annemin Kuyruğu MIrnık ve Annemin Yeni Merakı: Çanta Dikmek...
Bunlardan biri Mırnık'ın annemin gölgesi halinde o nerdeyse onun da orada olmasının oluşturduğu komik enstantaneler...
Siz buna ister kıskançlık deyin ister sevgi, Mırnık annem neyle ilgileniyorsa gider onun üzerine yatar. Resimde her ne kadar yanında yatıyor görseniz de Mırnık'ı zaman zaman lap top'un üzerinde, annemin okuduğu derginin kitabın üzerinde görmek çok olasıdır. Fakat annemin yeni sevdası dikiş makinesi işi Mırnık için biraz zorlaştırdı. Makine üzerine yatılacak gibi değil. Fakat kesme biçme aşamasında kumaşların üzerine yatılmayacağını kim söylemiş?
Herneyse, dikiş makineli resimde komik bir durum var dikkatinizi çekeyim istedim. Kırılan sandalye başı Mırnık'ın yanında suç unsuru gibi duruyor. Sanki bu amansız takibe annem daha fazla dayanamamış ta Mırnık'ın kafasına vurduğu gibi işini bitirmiş gibi. :)
Çanta meselesine gelince kadın delirdi bu konuda bir blog bile açtı:
20 Haziran 2009
18 Haziran 2009
13 Haziran 2009
Toplu yaşgünü (toplu sünnet gibi)
Bizim okulda bu sene kimsenin yaşgünü parsta ile kutlanmadı. Ama sene sonunda topluca pasta kesildi. Eh 12 Kasım'dan 11 Haziran'a beklemek durumunda olunca da masaüsütüne çıkacak kadar heyecan yaptım tabi....
23 Mayıs 2009
19 Mayıs 2009
Uçurtma zamanı
Dikkatli bakın, gökyüzünde iki nokta var. İşte o noktalar babamın bana ve Kaan'a özene bezene hazırladığı uçurtmalar.
Uçurtmalar bizde heyecan yarattılar ama bu heyecan uzun sürmedi tabi.. Az ötedeki oyun parkı daha cazip geldi ve biz ipleri annem ile babamın eline tutuşturarak parka koştuk. Herkes mutlu oldu :)
16 Mayıs 2009
Bir kedi kardeş yerine nasıl geçer?
Kardeşiniz yoksa kediniz de mi yok. Şİmdi size bir kedinin kardeş yerine nasıl geçeceğini öğreteceğim.
Birinci adım
kedinin üzerine battaniye atılır ve kedi ister istemez battaniyeye tırnağının ucunu takar.
İkinci adım : Siz de battaniyenin diğer ucundan tutarsınız.
Üçüncü adım: Battaniyeye bebeklerinizi atar ninni söyleye söyleye sallamaya başlarsınız...
İşte artık evde yalnız değilsiniiiiiiiiz.
Kapı önün gringolarını severken yüzümdeki ifade suratımdaki puding pisliğini gizleyecek kadar güzel (miş) annem öyle dedi...
14 Mayıs 2009
Evi kelebekler basacak
Babacıgım anneme anneler günü hediyesi olarak bir adet dikiş makinesi aldı. BUraya kadar tuhaf bir durum yok, ancak annem dikiş dikmeyi bilmiyor ve tuhaflık burada başlıyor....
Gerçic bu dikiş makinesini isteyen de annem..
Bir kaç günlerini harcayarak ilk diktikleri çanta ise görünüşte muhteşem. Ancak kola asıldığında yaradana yandan bakıyor. Bu durumda ona düşen görev mutfakta poşet çantası olmak oldu.
Öte yandan gelecek projeler umut vaad etmiyor mu? Ediyor elbette, çünkü annem öyle hevesli öyle hevesli ki aklınız şaşar....
BU arada yukarıdaki kelebek dikiş makinesi işi değil, el işi. YApımı çooook basit. Merak eden yorum atsın. Hehe he...
09 Mayıs 2009
Dumuş'un minik versiyonu, annem ona da göz koydu ama babam anneme artık deli muamelesi yapıyor. Cevap : Hayır :)
Çeşitli adları var: Gringo, Gümüş veya Bulut...
Artık onu kim alırsa o ne derse odur diyelim.....
BU resimleri büyük görmek için üzerlerine tıklayın....
Annem, fotolardan birinde ölçüt olsun diye elini uzatmış. İşte bu kadar minik bu gringo...
Fotolarda Dumuş'un Gringo'yu keşfetme anlarına tanık oluyorsunuz. Sonuç pek de dostane olmadı tabi....
01 Mayıs 2009
Annemin yeni gözdesi (MIrnık'tan sonra)
25 Nisan 2009
İşte merak edilen üçlü
18 Nisan 2009
Kıyafet Balosu
23 Nisan nedeniyle erken bir çocuk balosu düzenledi okul aile birliği. Çocuklar renk renkti. Ben de tüm renklerin birleşimi olan beyazlar içindeydim.
Nasılmışım ama!
(yandaki korsan benim kuzenim- annemin kuzeninin oglu. Annem her ne kadar onunla evlenemeyeceğimi söylesede ben gecen gün anneme aynen şöyle söyledim "kararımı verdim artık, ben Poyraz'la evleneceğim")
08 Nisan 2009
23 Mart 2009
19 Mart 2009
Çocuk da yaparım, kariyer de iddilaşmayın patchwork de yaparım, yatak örtüsü de....
17 Mart 2009
Tuhaf ritüeller
Annem ile babam ağaçları çok sever.
Fakat bu sevgi gittikçe daha ilginç bir boyut almaya başladı. Artık sadece bahçede değil, evin içinde de aaç dikmeye başladılar. Geçenlerde aldıkları bir zeytin fidanını ev nasıl olsa bizim değil, taşınırsak bahçede kalmasına üzülürüz diye evin içinde diktiler. Tabi bunun için önce ayıla bayıla "antik" bir saksı aldılar. Tüm bunlar bana sorarsanız tuhaf ritüeller.
Ağaç nerede dikersen dik senindir. Saksı da saksı... antik- mantik, ne farkeder.
Anneme sorarsanız evin o köşesine her baktığında AkdenizUygarlıklarını hatırlayıp mutlu oluyormuş, babam ise aacın sertifikalı olmasından (hernedense) mutlu olduğu için gövdedeki etiketi çıkarmıyormuş... Velhasıl zeytin hayatımızın başköşesinde...
Dumuş mu? O da benimle aynı fikirde...
15 Mart 2009
Haftasonu Kedimiz Dumuş (Duman)
Duman şimdiye kadar gördüğümüz en uysal kedi. Tahminen bizlere ulaşmadan bir ay kadar evvel erkek kedilerden sıkı bir dayak yemiş. Hayatta kalması mucize. Kİmileri hayata şanssız başlar ama sonra şansları döner. Dumuş hafta içi Arzu'ların dükkanında hafta sonu da bizim evimizde kalacak bundan sonra
. Mırnık abi'nin onu dövmemesi ve benimsemesi ile bu düzen hayata geçti tabi. Sagolasın Mırnık abi...(bu arada Dumuş'umuza da maşallah)
16 Şubat 2009
Pazar gunu İstanbul Ikea'daydık. Giriste balon sekillendiren birileri vardı. Elbette cocuklar önlerinde kuyruk...
Sabırla beklememiz annemin hoşuna gitmiş foto mak'i cıkardı. Nehiiiiiir diye bagırınca önümdeki kız da döndü. Bilin bakalım neden. O da Nehir'miş meğer. Annem batıl bir insan. Ne yaptıgını tahmin edin. Aramıza girip dilek diledi tabiii.
Saksı Kedisi
07 Şubat 2009
Photoshop çeşitlemeleri
makyajda ilerleme
06 Şubat 2009
Yeni resimlerim ve eski sözlerim.....
Boylece değerli anlar kaybolmayacak...
Bu arada 2 sene kadar evel soylediğim kelimeleri not ettiği bir defteri buldu.
defteri kaybetme ihtimaline karşın onları buraya not etmek istedik...
Unutmayın bunlar 2 yaşındayken söylediğim laflar.
Depepe: peçete
Çiçi: çiçek
Fummu: : fu: su
babaçi: baba
tupapa :portakal
tukaka: çikolata
numama:domates ve yumurta
mağnı: mırnık veya tüm kediler
Nenni . Arkadaş
babaye: babanne
Ayu: alo
düt: süt
oğut: yoğurt
dede bıt - bıtçı dede (dedesinin arabaanahtarı için)
annaaannnnu
mami= maymun
affan= aslan
bi: fil
kut kepeğiiii: kurt köpeği
Aşişi: Alışveriş
15 Aralık 2008
Geleceğe bakış....

Genel gidişatıma baktığında, annemin geleceğim adına bulunduğu çıkarımlar sıradanlığı sevmeyen biri olarak hoşuma gitmiyor değil.
Anneme göre ben, biraz çatlak, biraz manyak, biraz fırlama, biraz cadı fakat herşeye rağmen merhametli bir (büyük) insan olacağım.
Sanat ise hayatımın ayrılmaz bir parçası olacak.
Belki de tüm bunlar annemin benle ilgili öngörüleri değil, hayalleridir. Çünkü annem az çok fırlama ama merhametli kadınları, ve elbette sanatın her dalını çok sever.
Bu durumda retrospektif değilde füturospektif bir yaklaşımla, geleceğe dönük bir çalışma ile bu durumu taçlandıralım.
(resimde pop art akımının en bildik çalışmalarından birine olabilecek en çılgın fotoğrafımla malzeme olmaktayım)
13 Aralık 2008
11 Aralık 2008
Feriha ile ben
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















