28 Ekim 2009

29 ekim 2009, cumhuriyetin kızı :)
Posted by Picasa

14 Ekim 2009

Küçük Kurbağa Okula Gidiyor


KÜçük kurbiş 6. yaşda.
Ama kendisi 5 yaşında.

12 Ağustos 2009

Çeşme'den başka başka fotolar




Dumuşa ve yavrularına veda...


11 Ağustos 2009

Deniz Manzaraları


BabamınTeyzesi ve Eniştesinde




05 Ağustos 2009

Çeşme'de deniz ve şeker keyfi...







Günbatımında iki kuzen...




Ruj buldum mu es geçmem....


İzmir






















Sonunda Çeşme'deyiz, Aslıcığımla kavuştuk....


13 Temmuz 2009

Biraz da Bahçeye çıkalım....


Babamın küçük organik tarlasının önünde poz veriyorum. Bu tarla aslında küçük bir oda büyüklüğünde ama içinde neler neler var söylesem inanmazsınız.
Mısır, domates, biber, kabak, ayçiçeği, fesleğen ve salatalık aklıma gelenler.
Biraz yan tarafta ise karpuzlarımız var. Geçen sene tadını beğendiğimiz bir karpuzun çekirdeklerini bir kenara ayırmıştık. Komşular hibrit- mibrittir onlardan çıkmaz deseler de yılmadık... Yanda gördüğünüz tombiş karpuz yavrusu /ve kareye girmemiş olan arkadaşları- umudun eserleridir efeeeem :)



Dumuş'un kızı Aslan ile, annesi ile çekildiğimiz pozun aynısı....


Kediler çabuk büyüyor. 3 ay evvel bir yavrucuk olan Dumuş'la verdiğimiz poz, Dumuş'un bir ara kaçıp- zannettiğimiz kadar yavru olmaması nedeniyle- hamile kalması sonucu 3 ay sonra yavrusu ile birlikte verilebilir oldu :)


Kedilerle bahçe keyfi....


06 Temmuz 2009

Erdek'i Sevdik...



Annem hayatında ilk defa gittiği Erdek için "Marmara'da Güney'in havası olabiliyormuş demek" dedi. Denizi annemin beklediğinin aksine tertemizdi. Kumu da açıkçası Çeşme Ilıca'yı hiç aratmıyordu.

Dönüş yolunda babama "Ben Erdek'te çok mutluydum!" dedim. Babam bu işe elbette çok sevindi.
İzmir'de normalde Haziran ayı sonu ile beraber çiçeklerini döken mürver ağaçları burada hala çiçek çiçeğe ve mis kokuluydu. Bir dükkan sahibi güzelim ağacı kesmek - budamak yerine güneşliğini kesip ağacı kurtardığı için Erdek annemin kalbinde ayrıca özel bir yere sahip oldu. Annem hem ağaçları hem de ayrıca mürverleri çok sever...

Ağaç deyince merkezdeki koca çınarları da anmamak olmaz.

01 Temmuz 2009

Annemin Kuyruğu MIrnık ve Annemin Yeni Merakı: Çanta Dikmek...





Evde alışık olduğumuz görüntüler vardır.
Bunlardan biri Mırnık'ın annemin gölgesi halinde o nerdeyse onun da orada olmasının oluşturduğu komik enstantaneler...
Siz buna ister kıskançlık deyin ister sevgi, Mırnık annem neyle ilgileniyorsa gider onun üzerine yatar. Resimde her ne kadar yanında yatıyor görseniz de Mırnık'ı zaman zaman lap top'un üzerinde, annemin okuduğu derginin kitabın üzerinde görmek çok olasıdır. Fakat annemin yeni sevdası dikiş makinesi işi Mırnık için biraz zorlaştırdı. Makine üzerine yatılacak gibi değil. Fakat kesme biçme aşamasında kumaşların üzerine yatılmayacağını kim söylemiş?
Herneyse, dikiş makineli resimde komik bir durum var dikkatinizi çekeyim istedim. Kırılan sandalye başı Mırnık'ın yanında suç unsuru gibi duruyor. Sanki bu amansız takibe annem daha fazla dayanamamış ta Mırnık'ın kafasına vurduğu gibi işini bitirmiş gibi. :)
Çanta meselesine gelince kadın delirdi bu konuda bir blog bile açtı:

20 Haziran 2009

Genel istek üzerine Dumuş'un Çirkin Yavruları....










Posted by Picasa

18 Haziran 2009

Aslan ve ben

Son zamanlarda en çok kedilerle pozum var galiba. Neyse, bu da Aslan...
Posted by Picasa

13 Haziran 2009

Toplu yaşgünü (toplu sünnet gibi)


Bizim okulda bu sene kimsenin yaşgünü parsta ile kutlanmadı. Ama sene sonunda topluca pasta kesildi. Eh 12 Kasım'dan 11 Haziran'a beklemek durumunda olunca da masaüsütüne çıkacak kadar heyecan yaptım tabi....
Posted by Picasa
Posted by Picasa

Dumuş'unki...

Dumuş'unkilerden biri.... Aslan surat...Aman maşallah diyelim, Miço'ninkiler heder oldu :(
Posted by Picasa
Posted by Picasa

23 Mayıs 2009




19 Mayıs 2009

Uçurtma zamanı







Dikkatli bakın, gökyüzünde iki nokta var. İşte o noktalar babamın bana ve Kaan'a özene bezene hazırladığı uçurtmalar.


Uçurtmalar bizde heyecan yarattılar ama bu heyecan uzun sürmedi tabi.. Az ötedeki oyun parkı daha cazip geldi ve biz ipleri annem ile babamın eline tutuşturarak parka koştuk. Herkes mutlu oldu :)

16 Mayıs 2009

Bir kedi kardeş yerine nasıl geçer?




Kardeşiniz yoksa kediniz de mi yok. Şİmdi size bir kedinin kardeş yerine nasıl geçeceğini öğreteceğim.

Birinci adım

kedinin üzerine battaniye atılır ve kedi ister istemez battaniyeye tırnağının ucunu takar.

İkinci adım : Siz de battaniyenin diğer ucundan tutarsınız.

Üçüncü adım: Battaniyeye bebeklerinizi atar ninni söyleye söyleye sallamaya başlarsınız...

İşte artık evde yalnız değilsiniiiiiiiiz.

çiçek bahçesinde çiçek seçerken, çocuklar gibi şen :)




Kapı önün gringolarını severken yüzümdeki ifade suratımdaki puding pisliğini gizleyecek kadar güzel (miş) annem öyle dedi...







Üç Silahşörler... Neydi? Atos, Portos, Aramis... :) Hayır hayır bunların başka isimleri var...


14 Mayıs 2009

kapı önü gringolarından yeni bir görüntü....


Evi kelebekler basacak







Babacıgım anneme anneler günü hediyesi olarak bir adet dikiş makinesi aldı. BUraya kadar tuhaf bir durum yok, ancak annem dikiş dikmeyi bilmiyor ve tuhaflık burada başlıyor....


Gerçic bu dikiş makinesini isteyen de annem..


Bir kaç günlerini harcayarak ilk diktikleri çanta ise görünüşte muhteşem. Ancak kola asıldığında yaradana yandan bakıyor. Bu durumda ona düşen görev mutfakta poşet çantası olmak oldu.


Öte yandan gelecek projeler umut vaad etmiyor mu? Ediyor elbette, çünkü annem öyle hevesli öyle hevesli ki aklınız şaşar....


BU arada yukarıdaki kelebek dikiş makinesi işi değil, el işi. YApımı çooook basit. Merak eden yorum atsın. Hehe he...

09 Mayıs 2009

Yoğun ve "yorgun" bir günün sonu....


Dumuş'un minik versiyonu, annem ona da göz koydu ama babam anneme artık deli muamelesi yapıyor. Cevap : Hayır :)




Bu Miço'nun 3 yavrusundan annemin en çok sevdiği.




Çeşitli adları var: Gringo, Gümüş veya Bulut...



Artık onu kim alırsa o ne derse odur diyelim.....



BU resimleri büyük görmek için üzerlerine tıklayın....



Annem, fotolardan birinde ölçüt olsun diye elini uzatmış. İşte bu kadar minik bu gringo...






Fotolarda Dumuş'un Gringo'yu keşfetme anlarına tanık oluyorsunuz. Sonuç pek de dostane olmadı tabi....

Mısır Keyfi




01 Mayıs 2009


Annemin yeni gözdesi (MIrnık'tan sonra)

Elbette Mırnık hala evin kralı, ama Dumuş da çok tatlı beeeee. Sabahları ayaklarımızı yorgan altına saklamak zorunda kalsak da (oynuyor elbette), annecigim artık bir değil iki kedi kumu kabı temizlemekle uğraşsa da, mama masrafımız ikiye katlansa da, kapıları açarken "Aman Dumuş kaçacak, evin yolunu bulamıyor bu haspa!" nidalarıyla stres yapsak da, gece yarıları yere düşmüş tokalara vurulan pati darbeleri ile sık sık uyansak da biz Dumuşlu hayattan çok memnunuz. Kedi güzellik demektir, iki kedi güzellik kare demektir :)

25 Nisan 2009

İşte sütünü böyle kaparlar, üzerine de dil çıkarırlar....







İşte merak edilen üçlü


Bunlar da Miço'nun yavruları:
Bulut, Pastel ve Misket...
Annemle babam onlara bir kutu yaptı. Balkonda büyümeyedevam ediyorlar. Ancak Miço'nun arpası fazla gelmiş (ne demekse), annem ile babam henüz yavrularını büyütmeden mav muv yapmaya başlayan Miço'ya fırça çekiyordu bugün..

18 Nisan 2009

Suçüstü


Asagıdaki havuza giden kapıyı acmaya calısırken yakalandık.



kırmızı---- beyaaaaaz....




Kıyafet Balosu







Bugün anneme göre "prenses", bana göre "gelin" oldum.
23 Nisan nedeniyle erken bir çocuk balosu düzenledi okul aile birliği. Çocuklar renk renkti. Ben de tüm renklerin birleşimi olan beyazlar içindeydim.
Nasılmışım ama!
(yandaki korsan benim kuzenim- annemin kuzeninin oglu. Annem her ne kadar onunla evlenemeyeceğimi söylesede ben gecen gün anneme aynen şöyle söyledim "kararımı verdim artık, ben Poyraz'la evleneceğim")



08 Nisan 2009

Dumuş döndü annem cok mutlu


10 gundur yoktu ortalıkta bu kerata.

sonunda bulduk. yihhhu

Babaannem ile Dedem buradaydı







23 Mart 2009

Dumuş'tan hayata bakış


Dumuş'la bir başka haftasonu


19 Mart 2009

Çocuk da yaparım, kariyer de iddilaşmayın patchwork de yaparım, yatak örtüsü de....

Annem çıldırdı.
Sanırım kendisine zamanını boşa geçirmediğini ispat etme çabasında.

Kadınların işi zor, bir yığın yük üzerlerinde diyip diyip sonra da kendi yatak örtüsünü kendisinin dikmeye kalkmasına anlam veremiyorum.

Babam haklı, Kadınları anlamak ne mümkün!

17 Mart 2009

Tuhaf ritüeller


Annem ile babam ağaçları çok sever.
Fakat bu sevgi gittikçe daha ilginç bir boyut almaya başladı. Artık sadece bahçede değil, evin içinde de aaç dikmeye başladılar. Geçenlerde aldıkları bir zeytin fidanını ev nasıl olsa bizim değil, taşınırsak bahçede kalmasına üzülürüz diye evin içinde diktiler. Tabi bunun için önce ayıla bayıla "antik" bir saksı aldılar. Tüm bunlar bana sorarsanız tuhaf ritüeller.
Ağaç nerede dikersen dik senindir. Saksı da saksı... antik- mantik, ne farkeder.
Anneme sorarsanız evin o köşesine her baktığında AkdenizUygarlıklarını hatırlayıp mutlu oluyormuş, babam ise aacın sertifikalı olmasından (hernedense) mutlu olduğu için gövdedeki etiketi çıkarmıyormuş... Velhasıl zeytin hayatımızın başköşesinde...
Dumuş mu? O da benimle aynı fikirde...

Pilates Furyası...


Dumuş'u çanta gibi taşımak....




15 Mart 2009

Haftasonu Kedimiz Dumuş (Duman)




Duman şimdiye kadar gördüğümüz en uysal kedi. Tahminen bizlere ulaşmadan bir ay kadar evvel erkek kedilerden sıkı bir dayak yemiş. Hayatta kalması mucize. Kİmileri hayata şanssız başlar ama sonra şansları döner. Dumuş hafta içi Arzu'ların dükkanında hafta sonu da bizim evimizde kalacak bundan sonra

. Mırnık abi'nin onu dövmemesi ve benimsemesi ile bu düzen hayata geçti tabi. Sagolasın Mırnık abi...(bu arada Dumuş'umuza da maşallah)

Analı kızlı


Anneannem buradaydı. "Analı kızlı" pozlar verdik....

16 Şubat 2009


Pazar gunu İstanbul Ikea'daydık. Giriste balon sekillendiren birileri vardı. Elbette cocuklar önlerinde kuyruk...
Sabırla beklememiz annemin hoşuna gitmiş foto mak'i cıkardı. Nehiiiiiir diye bagırınca önümdeki kız da döndü. Bilin bakalım neden. O da Nehir'miş meğer. Annem batıl bir insan. Ne yaptıgını tahmin edin. Aramıza girip dilek diledi tabiii.
Arzu, Günalp, babam ve annem İkea'da nedense kendilerinden gectiler. Annem mi? elbette o da... Ama o foto mak'in gerisinde kaldıgı icin gözükmüyor....


BU maske sıkıyor....


Ciks miyim neyim...




İkea'dan sonra hemen dibindeki Media Markt'e gittik. Paranız bolsa teknoloji hastasıysanız tam size göre bir yer. Ben ise kumbaramdan başka bir servete sahip olmadığım için sadece havalı pozlar verebildim (dedemle telefonda konusurken)

Saksı Kedisi


Gecenin sonunda, Kaan'ın dedesinin evinin orada bir saksı kedisi gördük. Bu resmi buraya koymak adına onun gözünde flaş patlattık (pişmanız)...

07 Şubat 2009

Photoshop çeşitlemeleri

Bütün cumartesim neredeyse tamamen Cem ile geçti. Cem bizim karşı komşunun oglu. Boylece annem pc önünde daha rahat aylaklık edebilmiş, netice de bana yaramıs.
Nasıl ama?

makyajda ilerleme




Sanırım makyaj konusunda gitgide daha iyi oluyorum. Ne demişler en güzel makyaj farkedilmeyendir. BU makyajın farkedilir oldugunu düşünüyorsanız bir kac ay evelki makyajımı gosteren şu ikinci resmi hatırlatmak isterim :)

06 Şubat 2009

Yeni resimlerim ve eski sözlerim.....







Annem foto makinesi piilerinin 4 senedir şarj edile edile perişan olduklarını biliyordu ama yeni pil almayı hep unutuyordu. Sonunda yeni pillere kavuştuk.
Boylece değerli anlar kaybolmayacak...
Bu arada 2 sene kadar evel soylediğim kelimeleri not ettiği bir defteri buldu.
defteri kaybetme ihtimaline karşın onları buraya not etmek istedik...
Unutmayın bunlar 2 yaşındayken söylediğim laflar.
Depepe: peçete
Çiçi: çiçek
Fummu: : fu: su
babaçi: baba
tupapa :portakal
tukaka: çikolata
numama:domates ve yumurta
mağnı: mırnık veya tüm kediler
Nenni . Arkadaş
babaye: babanne
Ayu: alo
düt: süt
oğut: yoğurt
dede bıt - bıtçı dede (dedesinin arabaanahtarı için)
annaaannnnu
mami= maymun
affan= aslan
bi: fil
kut kepeğiiii: kurt köpeği
Aşişi: Alışveriş

15 Aralık 2008

Geleceğe bakış....


Genel gidişatıma baktığında, annemin geleceğim adına bulunduğu çıkarımlar sıradanlığı sevmeyen biri olarak hoşuma gitmiyor değil.

Anneme göre ben, biraz çatlak, biraz manyak, biraz fırlama, biraz cadı fakat herşeye rağmen merhametli bir (büyük) insan olacağım.


Sanat ise hayatımın ayrılmaz bir parçası olacak.

Belki de tüm bunlar annemin benle ilgili öngörüleri değil, hayalleridir. Çünkü annem az çok fırlama ama merhametli kadınları, ve elbette sanatın her dalını çok sever.


Bu durumda retrospektif değilde füturospektif bir yaklaşımla, geleceğe dönük bir çalışma ile bu durumu taçlandıralım.

(resimde pop art akımının en bildik çalışmalarından birine olabilecek en çılgın fotoğrafımla malzeme olmaktayım)

13 Aralık 2008


11 Aralık 2008

Torbalı Metropolis











Feriha ile ben


Feriş'in bir de erkek ikizi var; Çağan. Ama annemler piknik tıkınmasından foto çekmeyi unuttukları için birlikte fotomuz yok.
(Annemin Başak'ının evlatları onlar)